Tüketici Raporu Dergisi

10. TDAK ZİRVESİ
Bu Yıl Swiss Hotel'de büyük bir katılım ile gerçekleşecek.

 
 
Ana Menü
Anasayfa
Sunuş
Tüketici Raporu Dergisi
Bilinçli Tüketici Temsilcileri
TDAK Organizasyonu
9.TDAK Galeri
9.TDAK Onur Tablosu
TR Sosyal Sorumluluk
Tüketici Kanunları
Basında TDAK
TR ARŞİV
Minik Tüketicilerin Büyük Buluşması
İletişim Bilgilerimiz
Basında 9.TDAK
4.MTBB Galeri
Basında MTBB
Minik Tüketici Köşesi
Dergi İçeriği
Son Haberler
Bilişim Rehberi
Halk Sağlığı
Kültür ve Sanat
Çepeçevre
Sağlıklı Beslenme
Tüketiyorum
Marka Analiz
Para Piyasa
Şimdi Reklamlar
Alo Tüketici
Oto Haber
Turizm Rehberi
Yeni Ürünler
En Son Haberler
MARKANI ÖDÜLLENDİR ANKETİ SONUÇLANDI !



Penguen' den Kavrulmuş Ispanak...

Penguen’ den Kavrulmuş Ispanak Konservesi (Zeytinyağlı)


Türkiye’de gıda sektöründe ilklerin öncüsü olan Penguen Gıda, şimdi de Türkiye’de ilk ve tek olan yepyeni bir ürünü ile tüketicilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor.
Türk Mutfağı’nda beğenilen bir çok çeşidiyle sofralarımızın vazgeçilmezi olan ıspanak, özellikle ayıklanması ve iyice yıkanması ev hanımları için problemli olan bir sebzedir. Ayrıca, evlerinize aldığınız ıspanağın yetiştirilmesinde hormon, zararlı tarım ilacı ve kimyasallar kullanılmış olabilir. Hayatı kolaylaştırmayı, ürünlerini en lezzetli ve sağlıklı şekilde, güvenle tüketilebilecek durumda sunmayı prensip edinen Penguen Gıda, şimdi de konserve ıspanağı yemeye hazır bir şekilde üretti.

En taze ve kaliteli ıspanaklar toplanması, özenle ayıklanması, tertemiz yıkanması, soğanla zeytinyağında bir güzel pişirilmesi ile üretilen Penguen Ispanak konservesi, yemeğe hazır halde sağlıklı 520 gramlık cam kavanozlarda piyasaya sunuluyor. Sofralarımızın vazgeçilmezi olan ıspanak, bundan böyle konserve olarak her mevsim elinizin altında olacak.
İster yumurtalı, ister yoğurtlu, ister kıymalı, ister börek içinde, dilerseniz garnitür olarak ızgara etlerin yanında kullanın. Herşeye yakışan nefis tadıyla, ıspanak çeşitleri oluşturmak artık sizlerin hünerli ellerinizde.

 


Pişince hacmi büyük ölçüde azalan ıspanağın, hazır pişmişinin daha ekonomik olduğu da malumunuz… Sebzesi, yağı, yıkamaya harcanan suyu, pişirmede yanan ocağı, harcadığınız zamanı da gözönüne alırsanız, Penguen Ispanak konservesinin hem çok pratik hem de ekonomik olduğunu göreceksiniz.


Kalp dostu olduğu bilinen "sızma zeytinyağı" ile üretilen Penguen Ispanak konservesi Vitamin A, Vitamin C, Demir ve Kalsiyum içermektedir.



Artık Borç Yiğidin Kamçısı Değil Frenidir! (sayı 70)

Artık borç yiğidin kamçısı değil frenidir!

ATO’nun yaptığı açıklamaya göre, 2007 yılında vatandaşların tüketici kredisi, otomobil kredisi, konut kredisi, kredi kartı ile firmaların bankalardan sağladıkları krediler, bu kredilere ait faniş tahakkuk ve reeskontlarından oluşan toplam borçların bir önceki yıla göre yüzde 28.7 artarak 321.9 milyar YTL’ye yükseldiği kaydedildi.
Alınan kredi miktarı, özellikle son yıllarda büyük bir artış gösterdi. 2000 yılında 35 milyar YTL olan nakdi krediler toplamı, 2003 yılında 85 milyar YTL’ye çıktı. 100 milyar YTL eşiği 2004 yılında geçilirken, 2005 yılında 177 milyar YTL’ye, 2006 yılında da 250.2 milyar YTL’ye ulaştı. 2007 yılında ise 321.9 YTL’ye çıktı.
Böylelikle 2000 yılında yüzde 20.9 olan borçluluk oranı, 2002 yılında yüzde 20.4’e gerilerken, 2004 yılından itibaren artışa geçti. 2006 yılında illerin aldığı toplam nakdi kredilerin milli gelire oranı yüzde 33’e çıktı. 2007 yılında Türkiye’nin 865 milyar YTL’ye yakın bir Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) yarattığı tahmin ediliyor. Bu varsayım altında illerin toplam borcu 2007 yılında, yarattıkları milli gelirin yüzde 37’sine ulaşılıyor.

Borç haritasına, iller bazında bakıldığında 2007 yılında kişi başına en çok borçlu il 12 bin 96 YTL ile İstanbul oldu. En borçlu iller kategorisinde, İstanbul’u kişi başına 9 bin 423 YTL ile Ankara, 5 bin 131 YTL ile Antalya izledi. Kişi başına düşen borç itibariyle ilk 10 içinde yer alan diğer iller sırası ile İzmir, Muğla, Kocaeli, Bursa, Denizli, Adana ve Eskişehir.
BDDK verilerine göre, 2007 yılında batık tüketici kredilerindeki artışın yüzde 32 olduğunu kaydeden Aygün, aynı durumun firmalar için de geçerli olduğunu söyledi. Aygün, “ Firmalar da faaliyet gösterdikleri sektörlere göre farklı oranlarda aldıkları kredileri geri ödeyemediler. Örneğin toptan ticaret sektöründe faaliyet gösteren firmaların batık kredilerindeki artış yüzde 56 olurken, tekstil sektöründe yüzde 31oldu” dedi. Sektörlerin ve tüketicilerin aynı dönemde borçlu olmasının ticari hayatta ticari hayatta da durgunluğa yol açmaktadır. Vatandaş, kazancını borç ödemesine ayırdığı için her türlü ihtiyacını ertelemekte, alışveriş yapmamaktadır. Bu da ticari hayata olumsuz yansımaktadır.



1.Uluslararası Turizm Zirvesi Başlıyor !



Kredi Kartı Üyelik Bedeli İptal Edildi (sayı 70)

Kredi kartı üyelik bedeli iptal edildi

Tüketici Mahkemelerinin verdiği haklı kararlar sonucunda tüketici kazandı ve kredi kartı üyelik bedeli iptal edildi.

Tüketicinin en çok şikayette bulunduğu konu kredi kartı yıllık ücretidir. Tüketici mahkemelerine bu konuyla ilgili yapılan şikayetlerin tüketicilerin lehine sonuçlanmasının ardından bankaların haksızlığı kesinlikle ispatlandı. Bu durum bankaların hoşuna gitmiyor ve ciddi bir getirisi olan gelir kapısından vazgeçmek istemiyorlar. Biz de bir çok masraf yapıp müşterilerimize hizmet veriyor ve karşılığını almak istiyoruz diyerek kendi savunmalarını ve itirazlarını destekliyorlar. Sanayi Bakanlığı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’u değiştiriyor ve düzenlemeyle bankaların kredi kartında yıllık ücret alması bir sefer olmak üzere sınırlandırılıyor. Bu düzenleme tüketicilerin bilinçlenip, hakkını aramasıyla başlayan bir sürecin sonucuydu. Zaten basında sürekli tüketici mahkemelerinde, haklı bulunan davaların haberleri yayınlanıyor. Ülkemiz de umut verici değişimler yaşanıyor, umarız ki daha da olumlu gelişmelerin başlangıcı olur bu yasa tasarısı. Hizmet bedeli altında alınan bedellerin ve niye alındığı belli olmayan ücretlerinde sonu gelir.


Bankalar, kredi kartı ücretini bir kereye mahsus alabilecekler. Kartın ilk verilişi dışında ücret alınmasına izin vermeyecek olan düzenleme, yasa yürürlüğe girmeden önce verilen kredi kartları için de geçerli olacak.Kartın ilk verilişinde alınacak ücretin de, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından belirlenecek azami sınırı olacak. Bankalar yeni düzenleme yürürlüğe girdikten önce de, sonra da olsa verdikleri tüm kredi kartları için yalnızca bir kez ücret alabilecekler. Alacağın takibine ilişkin masraflar hariç olmak üzere kredi veren, kredi kartı sözleşmesinde belirlenen faiz dışında tüketiciden herhangi bir ödemede bulunmasını istemeyecek.


Kredi kartı üyelik ücreti ise bir kereye mahsus olmak üzere ve ancak kredi kartı sözleşmesi imzalanırken alınabilecek. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce verilen kredi kartlarından üyelik ücreti alınmayacak. Kredi kartından yıllık ücret alınmasını yasaklayan hükmün gerekçesinde, 1 Kasım 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun, bankaların ödünç para verme işlemlerinde uygulanacak faiz ve ücretlerin azami miktar ya da oranlarını tespit etme, bunları kısmen yada tamamen serbest bırakma yetkisini Bakanlar Kurulu’na verdiği, aynı zamanda bu yetkinin Merkez Bankası’na devredilebileceğini de hükme bağladı.


Merkez Bankası’nca çıkarılan tebliğ uyarınca, bankalara söz konusu ücretlerin belirlenmesinde herhangi bir üst sınır getirilmediği kaydedilen gerekçede şu değerlendirmede bulunuldu: Aksine faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunucak masrafların bankalar tarafından serbestçe belirlenmesine izin verilmiştir. Anılan düzenleme nedeniyle, bankalar, önceden standart olarak hazırladıkları sözleşmeye istedikleri masraf kalemlerini herhangi bir miktarla sınırlı tutmaksızın eklemektedir. Tüketici, kredi kartlarına ilişkin sözleşmelerin standart sözleşme olmaları nedeniyle içeriğine etki edememekte, bankanın öngördüğü miktarı ödemek zorunda kalmaktadır. Bankalar tarafından 2 YTL ile 30 YTL arasında değişen miktarda kredi kartı üyelik ücreti alınmaktadır. Gerekçede, bankalar tarafından alınan kredi kartı üyelik ücreti veya benzeri isimler altında alınan ücretler konusunda tüketici mağduriyetinin bertaraf edilmesi nedeniyle söz konusu düzenleme yapılmıştır. Düzenleme ile ayrıca mal veya hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödemede bulunmasını istemeyecek.



9.TDAK Zirvesi Basın Bülteni 17 Mart 2008

4.MTBB MetroPort AVM' de...
 

 

MTBB Tüketici Raporu Dergisi'nin tüm ailelere armağanıdır!

Değerli Tüketici Dostları,

Tüketici Raporu Dergisi, toplumun tüm kesimlerinde tüketim bilincini geliştirmeye yönelik projelerine aralıksız devam ediyor. Olağanüstü bir başarıyla tüm iş dünyasına hitap ede n, '9. Tüketiciyle Dost Altın Kalite Zirvesi'ni gerçekleştirmemizin hemen ardından ' Minik Tüketicilerin Büyük Buluşması' projemizin dördüncüsüne hazırlanıyoruz.

 

Geçen yıl Eylül ayında, Cevahir Alışveriş Merkezi'nde rekor sayıda ziyaretçi ile '3. Minik Tüketicilerin Büyük Buluşması'nı başarıyla hayata geçirmiştik. 3 hafta sonu boyunca aralıksız devam eden etkinlikler için tüm kesimlerden harika bir destek vardı. Ülkemizin bir çok değerli 'Tüketici Dostu' markası, sivil toplum örgütü, basın mensupları, akademisyenleri, uzman doktorları, ünlü ve örnek sanatçıları bu çalışmayı gönülden destekleyerek yücelttiler ve amacına ulaşması için takdire şayan bir emek verdiler. Bu vesileyle onlara bu sayfalardan bir kez daha teşekkür etmeyi bir borç biliriz.

Bu yıl Bahçelievler'in yeni gözdesi, metro ve havaalanına direk bağlantılı, çevresinde yaklaşık 2 milyon yaşayan ve çalışan nüfusu olan, 106 mağazaya sahip, Yüksek Mimar Ali Osman Öztürk tarafından projelendirilen ve iç mekânları ünlü mimar Dara Kırmızıtoprak tarafından tasarlanan geniş ve bol güneş alan atriumu, şık dekorasyonu, dünya standartlarında mimari tasarımı ve görsel özellikleriyle büyük beğeni kazanan, iç tasarım mimarisi Eskimolar'ın kullandığı İglo'dan esinlenerek tasarlanan MetroPort AVM'de '4.MTBB' projesini hayata geçireceğiz.

  


25-26-27 Temmuz tarihlerinde 12:00 - 18:00 saatleri arasında muhteşem sahne etkinliklerimiz ve inanılmaz sürprizlerimizle MetroPort AVM'de olacağız.

MTBB projesinin en önemli özelliği tüm minik tüketicilere ve ailelerine hitap etmesi. Sadece eğlenmek için değil, bir çok konuda doğru bilgiler edindirmek için de tasarlanan, özellikle tatile gidemeyen aileler için özel ve faydalı bir hediye.

Daha bilinçli minikler, daha mutlu aileler için elele…
Tüm Tüketici Dostları ile buluşmak üzere…

3.Minik Tüketicilerin Büyük Buluşması’nda Neler Oldu Neler...

3 hafta sonu boyunca her cumartesi Pazar 12:00 -18:00 saatleri arası, aralıksız olarak sahne etkinliklerimiz sürdü. Çocuk Esirgeme Kurumu ve Omur İlik Felçlileri Derneği’ nden de çocuklarımızın aramıza davetle katıldığı bilgi ve beceri yarışmaları, uzman psikologlarla soru cevap, ünlü ve örnek isimlerle sahne şovları ve söyleşiler, tiyatro oyunları, dans ve illizyonist gösterileri, canlı müzik performansları gibi daha bir çok aktiviteyle çok keyifli ve faydalı günler geçirdik...

MTBB organizasyonun en önemli özelliği, minik tüketiciler ve ebeveynlerinin birlikte eğlenmeye ve öğrenmeye katılımlarını sağlamak. Etkinlik boyunca öğrendiklerini unutmamaları, paylaşmaları ve okuma alışkaknlılarının gelişmesi için Minik Tüketici Alican’ın ıaceraları isimli hikaye kitabını hazırladık. Sponsorumuz Doğa Koleji kitabın 10.000 adet basılmasını sağladı ve bu büyük ekip çalışmasının emeği ücretsiz olarak tüm miniklere ve ailelerine dağıtıldı.

Sevgili Ümit ve Çisil, minik konuklarımız ile sahnede, doğru tüketim alışkanlıkları üzerine uzun bir söyleşi yaptılar. Günde kaç kez dişlerimizi fırçalamalıyız? Trafik ışıklarını tanıyor muyuz? Sağlıklı beslenmenin faydaları nedir? Bilgisayar ve interneti nasıl doğru kullanabiliriz? Okuma alışkanlığı edinmenin faydaları nedir? Satın aldığımız ürünlerde son kullanım tarihi neden önemlidir?

Okul harçlıklarımızı nasıl doğru değerlendirebiliriz? Tasarruf nedir? Neleri tasarruf edebiliriz? Çevremizi ve doğal hayatı nasıl koruyabiliriz? Evcil hayvanlaırımızı, evde beslemenin kuralları nedir? Hijyen ve temizlik kuralları nelerdir, neden önemlidir? Kalite nedir, yaşam standartlarımızı nasıl etkiler?... gibi bir çok önemli soruyu miniklere yönelterek, doğru cevapları birlikte buldular. Tabi ki her doğru cevap, muhteşem hediyelerle ödüllendirilirken, yanlış cevaplar da düzeltildi, en doğru şeklilde anlatıldı.

Sevgili Emre Kınay ve İpek Tanrıyar’ın, minikleri ve ebeveynlerini, tüketim bilinçlerini geliştirmeye yönelik aktiviteleriyle ilginç sohbetler ortaya çıktı. Minik bir seyircimizin, anlamlı ve bir o kadar da ilgiç sorusu : “İneklerin ne keder sütü vardır? “ Emre Kınay tarafından gayet profesyonel bir şekilde cevaplandı ve bol alkış topladı.

Pamuk Prenses kıyafetiyle İpek Tanrıyar, Minik Tüketici Alican’ın Maceraları hikaye kitabını, miniklere hediye ederek, okumalarını öğütledi. Uzman Psikolog, Alanur Özalp ebeveylerden gelen önemli sorulara tek tek yanıt verdi, çocuk eğitimi ve gelişimi hakkında aileleri aydınlattı, miniklere öğütlerde bulundu.

Pop müziğin, sevilen ismi Reyhan Karaca da aramızdaydı. Eski ve yeni şarkılarıyla canlı performans segileyen Reyhan Karaca, sahnede minikleri ve ailelerini çoşturdu.

Ülkemizin en önemli ve en kaliteli markalarından, Dimes ve Eti miniklere ve ailelerine ürünlerinden ikram ederken, Doğa Koleji buz pateni ve binicilik kursları hediye etti. Temizlik ve hijyen ürünlerinin bir numaralı markası Hayat Kimya Molfix, Papia ürünlerinden oluşan hediye paketlerini dağıttılar.

Detaylı bilgi için tr@tuketiciraporu.com



TR ve FikriMühim.com İşbirliği

9. TÜKETİCİYLE DOST ALTIN KALİTE ÖDÜL ' Ü,

FikriMühimlerin OYLARIYLA SAHİPLERİNİ BULUYOR…

 

Tüketici Raporu Dergisi ve FikriMühimler 15 Mart 2008 Dünya Tüketiciler Günü, Swiss Otel’de 9.Tüketiciyle Dost Altın Kalite Zirvesi Kapsamı’nda, Altın Kalite Ödüllerini Sahiplerine takdim edecek.

 

Tüketici Raporu Dergisi ve FikriMühim.com iş birliği ile 17 Aralık 2007’de ‘Markanı Ödüllendir’ sloganıyla başlayacak olan oylama 10 gün sürecek. Tüketiciler her gün her sektör için farklı sorulara markalarıyla yanıt verecek.

Sonuçlar ocak ayının ilk haftası açıklanacak, tüketici tercihlerini kamuoyu ile paylaşacak.

 

FikriMühim olmak ve oyunu kullanmak için: www.fikrimühim.com’a üye olman yeterli.

 

Oylamaya katılmak isteyen markalar tr@tuketiciraporu.com dan başvuru formu talep edebilir, iletişim bilgilerimizden proje sorumlularımıza ulaşabilir.

 



DOUBLE-UP 4 güzeli ağırladı !

Güzeller Fuarda İzdihama Sebep Oldu !

DOUBLE-UP 4 güzeli ağırladı !

DOUBLE-UP dünyaca ünlü modelleri biraraya getirdi !

Dünya güzelleri ilk defa bir arada !

Fuarda güzeller geçidi!

DOUBLE-UP Otomotiv Fuarı’nda dünyaca ünlü modelleri ağırladı!

 

 

Otomotiv sektörünün lider markası DOUBLE-UP, 8 Kasım’da CNR Expo Otomotiv Fuarı’ndaki standında “NANO TEKNOLOJİ” ürün grubunu, Selin Boronkay’ın ortağı olduğu S Management’ın davetlisi olarak Türkiye’de bulunan dünyaca ünlü üç modelin ve en ünlü modellerimizden Ece Gürsel’in sürpriz showlarıyla ve ilginç bir basın lansmanı ile tanıttı. Organizasyonun sunuculuğunu yakışıklı oyuncu Yunus Günçe yaptı.

Son 5 yıldır Cannes Film Festivali'nin ve başta Roberto Cavalli olmak üzere, dünyanın önde gelen moda markalarının en çok ilgi gören yüzü olan Slovak manken Silvia Horvathova, 2006 Kainat Güzeli Venezuela’lı top model Emmarys Pinto, Türk televizyonlarının yeni sempatik yüzü ünlü top model Tatiana Marinescu ve Türkiye’nin ünlü modeli Ece Gürsel; basın mensuplarının sorularını cevaplarken, güzellikleri ve farklı renklerde giydikleri gelinliklerle dikkatleri üzerlerine çektiler. (Kainat Güzeli Emmarys Pinto bembeyaz gelinliğiyle, Tatiana Marinescu gümüş gelinliğiyle, Ece Gürsel altın rengi gelinliğiyle ve Silvia Horvathova simsiyah gelinliğiyle)

Dünyaca ünlü model Silvia Horvathova, 50 bin adet basılan ve Türkiye’de sadece
10 kişide bulunan takvimini siyah gelinliği içinde gelin buketini atarak, buketi yakalayan bir kişiye özel olarak imzaladı. DOUBLE-UP standında gün boyu güzelleri görmek isteyen kalabalık izdiham yarattı. Gördükleri yoğun ilgiden cok mutlu olan güzel modeller, “Türkiye’ye tekrar aşık olduk” mesajını verdiler.

DOUBLE-UP Pazarlama Müdürü Füsun Ünüvar, yakında hayata geçecek olan büyük atılım projesi dahilinde gerçekleştirecekleri sürpriz aktivitelerle pazardaki lider konumlarını perçinlemeyi hedeflediklerini belirterek; koruyuculuk özelliği test edildiğinde motor ve metal bakımı konusunda “Metal İyileştirici” özelliğinden dolayı çığır açacak olan “DOUBLE-UP NANO TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ”’nin Türkiye çapındaki 8000 satış noktasında büyük beğeniyle karşılanacağını ve 2008 yılında adından sıkça söz ettirecek desteklerle anabayilik çalışmalarına hız vereceklerini belirtti. 
Bir çok kalite ödülü, ambalaj tasarım ödülü ve uluslararası kalite belgelerine sahip olan ve Madrid Protokolü’yle “Uluslararası Marka” ünvanı kazanan DOUBLE-UP, geniş bir yelpazeye sahip oto bakım ürünleri ve motor yağları ile yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da etkin bir marka olma yolunda ilerliyor.



Helal Gıda (sayı70)

HELAL GIDA

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) islami usullere uygun gıda tüketmek isteyen tüketicilerin ihtiyacını karşılamak amacıyla “helal gıda” adı altında yeni bir standart hazırlamaktadır. Bu standarda uygun üretim yapacağına dair sertifika alan kişi ve işletmelerin denetimi sırasında, gerektiğinde Diyanet İşleri Başkanlığ’ı bünyesinde çalışan bir din adamı hazır bulunacak. Bir gıdanın helal olabilmesi için; İslami kurallara göre yasak olan domuz eti, alkol gibi herhangi bir şey içermemekle birlikte, yasak olan unsurlardan arındırılmış yerlerde, uygun cihazlarda hazırlanmış, işlenmiş, taşınmış ve depolanmış olma zorunluluğu getirilecektir. Helal olmayan herhangi bir gıdayla, hazırlamadan depolama aşamasına kadar hiçbir aşamada doğrudan temas etmemelidir.

Malezya, ABD, Kanada, İngiltere ve Almanya gibi birçok ülkede gıda ürünlerinde sıkça kullanılan “Dini Usullere Uygun Gıda Standardı”, kamuoyunda bilinen ismiyle “Helal Gıda” önümüzdeki günlerde ülkemizde de yürürlüğe girmesi beklenmektedir. 

Ülkemizde resmi yollarla üretilen domuz eti miktarı, neredeyse sığır eti miktarına eşitlenmiş durumda. İslam hukukuna göre yönetilen ülkelerde ve İsrail'de satılması ve tüketilmesi yasak olan “domuz eti”, müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkemizde üretime olan güvensizliği beraberinde getiriyor. Domuz eti tüketen kişilerde şu riskler görülebilir; çok yağlı olmasından dolayı yenildiğinde direkt yağ olarak kana geçer. Kana karışan fazla miktardaki bu yağ, atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve zamanla kalp krizine sebep olup. Aynı zamanda domuz etinde; insan sağlığına zararlı parazitler bulunur. Şu an ülkemizde domuz ve mamullerinden oluşan ürünlerin üretim ve satışları yasak değildir.


Helal gıda- haram gıda tartışmaları


Ülkemizde bugünlerde helal gıda- haram gıda ayrımına neden olan tartışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir. Bir kesim helal gıda- haram gıda tartışmalarının tüketici haklarına aykırı bularak, bu konunun gıda sektörünü kaosa sürükleyebileceği görüşünü savunmaktadır. Evrensel tüketici hakkı olan; tüketicinin bilgilenme hakkı, sağlık ve güvenlik hakkı ile 5179 Sayılı Gıda Kanunu'na göre uygun olarak etiket üzerinde gıdanın içeriğinde ne olduğunun eksiksiz ve doğru olarak yazılması, gıdaların sağlık ve hijyenik koşullara uygun olarak üretilmesiyle sorunun çözüme kavuşacağı belirtilmektedir. Bazı kesim, ihraç edilen ürünlerde, böyle bir talep olduğunda bu konuda hazırlanan kılavuza uygun biçimde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca belge düzenlendiğini belirterek, “Bu oyunun iki yüzü bulunur. Birincisi İslam kapitalizmini büyütmek, ikincisinin ise Türkiye'yi ekonomik, sosyal, siyasal her alanda dini esaslara göre yönetmektir” iddiasında bulundu.



Mortgage Yasası (sayı 70)

Mortgage Yasası


Dünya üzerinde yaşanan ekonomik dalgalanmanın nedeni olarak gösterilen Amerika’daki mortgage krizinin, yankıları hala sürüyor. Amerika’daki uzmanlar bunun nedeninin daha eskilerden kaynaklandığını iddia ederek mortgace sisteminin suçsuzluğunu savunsada bir gerçek varki; Amerika’nın içinde bulunduğu bu durum bütün dünya ekonomisinde sarsıntı yarattı. Her ne kadar bizim devlet makamındaki yetkili kişiler bu durumun bizi etkilemeyeceğini iddia etse de tüketici güveninin sarsılmasıyla beraber piyasalardaki durgunluk ve kriz kendini gösterdi bile. Borsalarda son zamanlarda yaşananlar gösteriyor ki pek çok firmanın kağıtları değer kaybetti. Durgunluk piyasaları etkilediği gibi büyük firmaların durumunu da sıkıntıya soktu.

Kriz nedeni olarak gösterilen mortgage sistemi uzun zamandır ülkemizde bekleniyordu. Ama ne talihsizlik ki gelir gelmez Amerika’daki krize denk geldi ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeler ev satışlarını çok etkiledi hatta konut satışları durdu. Tüketicilerin çoğu piyasadaki güvensizlikten dolayı nakit parasını elinde tutup eve yatırım yapmadı. Nakit parası olmayanlarda kredi ile ev almak umudunu malesef erteledi, çünkü ev kredi faizleri ciddi bir arttış gösterdi.Türkiye’deki vadelerin kısa olması sebebiyle uzun vadeli konut kredilerini yurtdışından sağlayan Türk bankalarının borçlanma, maliyetlerini yükseltti.

Bu durum, faizlerin yukarıya doğru hareketlenmesine yol açtı. İnşaat sektörü durma noktasına geldi, yaptığı konutları satamazken ardı ardına piyasadaki zamlarda ev fiyatlarını etkiledi konut fiyatlarını düşük tutmaları fayda etmedi, çare olarak başka çözümler düşünen inşaat firmaları ev taksitlerini ve peşinatlarda değişiklik yapıp ödemeleri ertelediler. Bir kaç ay sonra başlayan ödemelerle sektörü canlandırmaya çalıştılar.

Bu vahim durum devlet yetkililerinin bu konunun üzerinde durup bazı kararlar almasına neden oldu. Mortgage sisteminin rağbet görmesi ve tüketici haklarının korunması için, mortgage kredilerinin maliyetlerini düşürmek adına Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da değişiklik öngören düzenlemeye gitti, konut kredisi verilmesi için bankaların koyduğu şart olan hayat sigortası ve konut sigortası mecburiyetini kaldıracak böylece tüketici daha az bedel ödeyecek.Bununla sınırlı kalmayan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı sabit faizli mortgage kredisinin geri ödemesini vadesinden önce ödemek isteyen tüketicilere yüzde 2 değil, binde 5 oranında azami erken ödeme ücreti uygulayacak.

Sanayi Bakanlığı’nın bu çalışması bankaları oldukça rahatsız etmiş görünüyor. Pek çok banka yetkilisi açıklamasında bu sigorta şartının gerekliliğini ifade ederek kanunun yasallaşmasını engellemeye çalışıyor.
Bakanlığın, tarafların görüşlerine sunduğu 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu’nda değişiklik öngören kanun taslağında ön ödemeli satışlar yeniden düzenlendi. Taslakta ön ödemeli sözleşmeler, bedelin toptan veya taksitler halinde, malın veya hizmetin teslim veya ifa edilmesinden önce ödendiği sözleşmeler olarak tarif edildi. Yasa taslağının gerekçesinde, ön ödemeli sözleşmelerde en önemli sorunlardan birisinin müteşebbislerin konut yapımı gibi yüzlerce tüketiciyle sözleşme imzalayarak piyasadan yüksek tutarlarda para toplamalarının oluşturduğuna dikkat çekilerek, sadece bankalara verilen bu yetkinin ön ödemeli sözleşme yapısı içinde dolaylı olarak müteşebbislere verilmesinin bu paraların güvence altına alınması zorunluluğunu doğurduğuna işaret edildi. Müteşebbislerin iflası ile birlikte ödemede bulunan tüketicilerin ciddi şekilde mağdur olma tehlikesi olan ön ödemeli sözleşmelerde, tüketicinin ödediği meblağnın iade edileceğine dair müteşebbislerin teminat gösterme zorunluluğu getirilecek.

Yaz tatilinden önce yasalaştırılması tasarlanan düzenleme umarız ki; hiç bir engele takılmaz ve yürürlülüğe girer. Daha önceki dergimizin sayılarında işlemiş olduğumuz gibi tüketicilerimizin çok dikkatli davranıp iyi bir araştırma yapması gerekir. Hayatlarını ipotek altına alırken en azından kredi masraflarının en az alan bankalarla çalışabilirler. Her ne kadar kredi kartı ve banka kredilerini oldukça tehlikeli bulsakta mecbur kalındığında bedelin az bir kısmı için kredi alınmasını tavsiye edebiliriz. Konut alırken firmanın sağlamlığının önemli olduğunu da unutmayıp iflas olaylarında paralarının tehlikeye girip alamayacaklarını da göz ardı edilmeyecek bir konu olduğunu bilmelidirler. Her zaman dediğimiz gibi bilinçli tüketici araştırıcı ve sorgulayan olmalıdır. Araştırmalarını çok sıkı yapıp ancak kendilerini tehlikeli durumlardan sakınabilirler.



Ankete Katılın
Tüketici Olarak Haklarınızı Biliyor musunuz?
 
Ziyaretçi Sayacı
Bugün19
Aylık144
Toplam114423

Site İçi Arama
Anasayfa arrow Tüketici Kanunları
Tüketici Kanunları PDF Yazdır E-posta

Tüketici Kanunu
4822 Sayılı Kanun ile Değişik
4077 Sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
Kabul Tarihi: 6.3.2003

BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam, Tanımlar

 

Amaç
Madde 1
- Bu Kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.

Kapsam
Madde 2-
Bu Kanun, 1inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.

Tanımlar
Madde 3 -
Bu Kanunun uygulamasında;
a) Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,
b) Bakan: Sanayi ve Ticaret Bakanını,
c) Mal: Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları,
d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti,
e) Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,
f) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri,
g) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,
h) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi,
ı) İmalatçı-Üretici: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine kendi ayırt edici işaretini, ticari markasını veya unvanını koyarak satışa sunanları,
j) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını yurt dışından getirerek satışa sunan gerçek veya tüzel kişiyi,
k) Kredi veren: Mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini,
l) Reklam veren: Ürettiği ya da pazarladığı malın/hizmetin tanıtımını yaptırmak, satışını artırmak veya imajını yaratıp güçlendirmek amacıyla hazırlattığı, içinde firmasının ya da mal/hizmet markasının yer aldığı reklamları yayınlatan, dağıtan ya da başka yollarla sergileyen gerçek ya da tüzel kişiyi,
m) Reklamcı: Ticari reklam ve ilânları reklam verenin duyduğu ihtiyaç doğrultusunda hazırlayan ve reklam veren adına yayınlanmasına aracılık eden ticari iletişim uzmanı gerçek ya da tüzel kişiyi,
n) Mecra kuruluşu: Ticari reklam veya ilânı hedef kitleye ulaştıran iletişim kanallarının ya da her türlü aracın sahibi, işleticisi veya kiralayıcısı olan gerçek veya tüzel kişiyi,
o ) Teknik düzenleme: Bir ürünün ve hizmetin, ilgili idari hükümler de dahil olmak üzere, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirilmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ilgili Bakanlık tarafından Resmi Gazetede yayımlanarak mecburi uygulamaya konulan standartlar dahil olmak üzere uyulması zorunlu olan her türlü düzenlemeyi,
p) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya bunların üst kuruluşlarını,
İfade eder.

İKİNCİ KISIM
Tüketicinin Korunması ve Aydınlatılması

 

Ayıplı Mal
Madde 4-
Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.

Ayıplı malın neden olduğu zararlardan sorumluluğa ilişkin hükümler dışında, ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mallar hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.

Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, imalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde "özürlüdür" ibaresini içeren bir etiket konulması zorunludur. Yalnızca ayıplı mal satılan veya bir kat ya da reyon gibi bir bölümü sürekli olarak ayıplı mal satışına, tüketicinin bilebileceği şekilde tahsis edilmiş yerlerde bu etiketin konulma zorunluluğu yoktur. Malın ayıplı olduğu hususu, tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde gösterilir.

Güvenli olmayan mallar, piyasaya özürlüdür etiketiyle dahi arz edilemez. Bu ürünlere, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır.
Bu hükümler, mal satışına ilişkin her türlü tüketici işleminde de uygulanır.

Ayıplı Hizmet
Madde 4/A-
Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilânlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir.

Tüketici, hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, sözleşmeden dönme, hizmetin yeniden görülmesi veya ayıp oranında bedel indirimi haklarına sahiptir. Tüketicinin sözleşmeyi sona erdirmesi, durumun gereği olarak haklı görülemiyorsa, bedelden indirim ile yetinilir. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 4 üncü maddede belirtilen şartlar çerçevesinde tazminat da isteyebilir. Sağlayıcı, tüketicinin seçtiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Sağlayıcı, bayi, acente ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Daha uzun bir süre için garanti verilmemiş ise, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile ayıplı hizmetten dolayı yapılacak talepler hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, sunulan hizmetin ayıbı, tüketiciden sağlayıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.

Ayıplı hizmetin neden olduğu zararlardan sorumluluğa ilişkin hükümler dışında, ayıplı olduğu bilinerek edinilen hizmetler hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.

Bu hükümler, hizmet sağlamaya ilişkin her türlü tüketici işleminde de uygulanır.

Satıştan Kaçınma
Madde 5-
Üzerinde "numunedir" veya "satılık değildir" ibaresi bulunmayan bir malın; ticarî bir kuruluşun vitrininde, rafında veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi halinde satıcı bu malların satışından kaçınamaz.
Hizmet sağlamada da haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz.

Aksine bir teamül, ticarî örf veya adet yoksa, satıcı bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı veya ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınmasına bağlı kılamaz.

Diğer mal satışı ve hizmet sağlama sözleşmelerinde de bu hüküm uygulanır.

Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar
Madde 6-
Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.

Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.

Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.

Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.

Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.

6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ve sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir.

Bakanlık standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların tespit edilmesine ve bunların sözleşme metninden çıkartılmasının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.

Taksitle Satış
Madde 6/A-
Taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edildiği satım türüdür.

Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar aşağıda gösterilmiştir:

a) Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adresleri ve varsa erişim bilgileri,
b) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış fiyatı,
c) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,
d) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
e) Peşinat tutarı,
f) Ödeme planı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür. Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.

Taksitle satışlarda; tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda, bir taksit miktarından az olmamak şartıyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.

Satıcı veya sağlayıcı, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak satıcının veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanılabilir. Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.
Sözleşme şartları tüketici aleyhine hiçbir şekilde değiştirilemez.

Devre tatil
Madde 6/B-
Devre tatil sözleşmeleri, en az üç yıl süre için yapılan ve bu süre zarfında yıl içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla sayıdaki taşınmazın kullanım hakkının devri ya da devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, yazılı sözleşme ya da sözleşmeler grubudur.

Devre tatil sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları Bakanlık belirler.

Paket tur
Madde 6/C-
Paket tur sözleşmeleri; ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dahil olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, önceden düzenlenmiş yazılı sözleşmelerdir.

Paket tur sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları Bakanlık belirler.

Kampanyalı Satışlar
Madde 7-
Kampanyalı satış, gazete, radyo, televizyon ilânı ve benzeri yollarla tüketiciye duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul edilmesi ve malın veya hizmetin daha sonra teslim veya ifa edilmesi suretiyle yapılan satımdır.

Kampanyalı satışlar Bakanlığın izni ile yapılır. Bakanlık hangi tür satışların izne tabi olacağını, ön ödeme, taksit miktarı, teslim süresi, üretici firma garantisi, yatırılacak teminat ile kampanyalı satışlarda uyulması gereken usul ve esasları tespit eder.

İlan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin teslimatının veya ifasının hiç ya da gereği gibi yapılmaması durumunda, satıcı, sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren müteselsilen sorumludur.

Tüketici kampanyadan ayrılmaya karar verdikten sonra kampanyayı düzenleyen, mal veya hizmetin tüketiciye teslim tarihini geçmemek şartıyla tüketicinin o ana kadar ödediği tüm bedeli ödemekle yükümlüdür.

Kampanyayı düzenleyen, kampanyalı satışlarda düzenlenecek yazılı sözleşmede, 6/A maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bilgilere ek olarak "kampanya bitiş tarihi" ve "mal veya hizmetin teslim veya yerine getirilme tarih ve şekli"ne ilişkin bilgileri de içeren sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, ön ödeme tutarı, mal veya hizmetin satış bedelinin yüzde kırkından fazla olamaz.
Kampanyalı satışlarda malın teslim ya da hizmetin ifa süresi on iki ayı aşamaz. Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar için bu süre otuz aydır.

Tüketicinin ödemeye ilişkin tüm edimlerini yerine getirmesi durumunda, malın teslimi ya da hizmetin ifası, ödemenin bitimini takiben en geç bir ay içinde yapılmak zorundadır.

Kampanyalı taksitle satışlarda 6/A maddesi hükümleri de uygulanır.

Kapıdan Satış
Madde 8-
Kapıdan satış; işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında yapılan satımlardır.

Bakanlık, kapıdan satış yapacaklarda aranılacak nitelikleri, bu Kanuna tabi olan ve olmayan kapıdan satışları ve kapıdan satışlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirler.

Bu tür satışlarda; tüketici, teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde malı kabul etmekte veya hiçbir gerekçe göstermeden ve hiçbir yükümlülük altına girmeden reddetmekte serbesttir. Hizmetlerin satımında ise bu süre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren başlar. Bu süre dolmadan satıcı veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Satıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı andan itibaren yirmi gün içerisinde malı geri almakla yükümlüdür.

Tüketici, malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalarından sorumlu değildir.

Taksitle yapılan kapıdan satışlarda 6/A maddesi, kampanyalı kapıdan satışlarda 7 nci madde hükümleri ayrıca uygulanır.

Kapıdan Satışlarda Satıcının ve Sağlayıcının Yükümlülüğü
Madde 9-
Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto ve koyu siyah harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:

Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya hizmeti reddederek sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı taahhüt ederiz.

Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür.

Bu madde hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya aittir. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı değildir.

Mesafeli Sözleşmeler
Madde 9/A-
Mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.

Mesafeli satış sözleşmesinin akdinden önce, ayrıntıları Bakanlıkça çıkarılacak tebliğle belirlenecek bilgilerin tüketiciye verilmesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde teyid işlemi, yine elektronik ortamda yapılır.

Satıcı ve sağlayıcı, tüketicinin siparişi kendisine ulaştığı andan itibaren otuz gün içerisinde edimini yerine getirir. Bu süre, tüketiciye daha önceden yazılı olarak bildirilmek koşuluyla en fazla on gün uzatılabilir.

Satıcı veya sağlayıcı elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddî malların veya sunulan hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür.

Cayma hakkı süresince sözleşmeye konu olan mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasının veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceğine ilişkin hükümler dışında kapıdan satışlara ilişkin hükümler mesafeli sözleşmelere de uygulanır.

Satıcı veya sağlayıcı cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on gün içinde almış olduğu bedeli, kıymetli evrakı ve tüketiciyi bu hukukî işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgeyi iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı geri almakla yükümlüdür.

Tüketici Kredisi
Madde 10-
Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir. Tüketici kredisi sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Sözleşmede;
a) Tüketici kredisi tutarı,
b) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,
c) Faizin hesaplandığı yıllık oran,
d) Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,
e) İstenecek teminatlar,
f) Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar,
ı) Kredinin yabancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin şartlar,
yer alır.

Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.

Tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür. Bakanlık ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indiriminin ne oranda yapılacağının usul ve esaslarını belirler.

Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Kredi verenin ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da krediyi kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır. Bu yasağa rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa, tüketici bu kıymetli evrakı kredi verenden geri istemek hakkına sahiptir. Ayrıca, kredi veren kıymetli evrakın ciro edilmesi sebebiyle tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Kredi Kartları
Madde 10/A-
Kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan krediler de 10 uncu madde hükümlerine tabidir. Ancak, bu tür krediler hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (h) ve (ı) bentleri ile dördüncü fıkra hükmü uygulanmaz.

Kredi veren tarafından tüketiciye gönderilen dönemsel hesap özetleri, 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen ödeme planı hükmündedir. Dönemsel hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarının vadesinde ödenmemesi halinde; tüketici, 10 uncu maddenin (f) bendinde yer alan gecikme faizi dışında herhangi bir isim altında yükümlülük altına sokulamaz.

Kredi veren faiz artırımını otuz gün önceden tüketiciye bildirmek zorundadır. Kredi veren tarafından artırılan faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz. Tüketici bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez.

Mal veya hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödemede bulunmasını isteyemez.

Süreli Yayınlar
Madde 11-
Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun, bilet, kupon, iştirak numarası, oyun, çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün ve/veya hizmetin verilmesinin taahhüt edildiği durumlarda; kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Bu amaçla kampanya düzenlenmesi halinde, kampanya süresi altmış günü geçemez. Kampanya konusu mal veya hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması istenemez.

Süreli yayın kuruluşu, kampanyaya ait reklam ve ilânlarında, kampanya konusu mal veya hizmetin Türkiye genelinde teslim ve ifa tarihlerine ilişkin programını ilân etmek ve kampanya konusu mal veya hizmetin teslim ve ifasını, kampanyanın bitiminden itibaren otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.

Kampanya süresince, süreli yayının satış fiyatı, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle artırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi, bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da tamamlayıcı parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez. Bu Kanunun uygulamasında, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen her bir mal veya hizmete ilişkin işlemler bağımsız bir kampanya olarak kabul edilir.

Süreli yayın kuruluşları tarafından düzenlenmeyen, ancak süreli yayınla doğrudan veya dolaylı irtibatlandırılan kampanyalar da bu hükümlere tabidir.

Abonelik Sözleşmeleri
Madde 11/A-
Her türlü abonelik sözleşmelerine taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı son verebilirler.

Satıcı tüketicinin aboneliğe son verme isteğini, yazılı bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür.

Süreli yayın aboneliğine son verme isteği ise; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda onbeş gün, haftalık yayınlarda bir ay, aylık yayınlarda üç ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise, bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.

Satıcı, abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın onbeş gün içinde iade etmekle yükümlüdür.

Fiyat Etiketi
Madde 12-
Perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, etiket konulması mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur.

Hizmetlerin tarife ve fiyatlarını gösteren listeler de birinci fıkraya göre düzenlenerek asılır.
Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat üzerinden satış yapılır.

Fiyatı; Bakanlar Kurulu, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları tarafından belirlenen mal veya hizmetlerin, belirlenen bu fiyatın üzerinde bir fiyatla satışa sunulması yasaktır.

Bakanlık, etiket ve tarife listelerinin şeklini, içeriğini, usul ve esaslarını bir yönetmelikle düzenler. Bakanlık ve belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle ayrı ayrı görevlidirler.

Garanti Belgesi
Madde 13-
İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları, Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir.

Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki malların, garanti süresi içerisinde arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.

Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez.

Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Tüketicinin malı kullanım kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalar, iki ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamı dışındadır.

Bakanlık, hangi sanayi mallarının garanti belgesi ile satılmak zorunda bulunduğunu ve bu malların arızalarının tamiri için gereken azami süreleri Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.

Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu
Madde 14-
Yurt içinde üretilen veya ithal edilen sanayi mallarının tanıtım, kullanım, bakım ve basit onarımına ilişkin Türkçe kılavuzla ve gerektiğinde uluslararası sembol ve işaretleri kapsayan etiketle satılması zorunludur.

Bakanlık, sanayi mallarından hangilerinin tanıtma ve kullanım kılavuzu ve etiket ile satılmak zorunda bulunduğunu ve bunlarda bulunması gereken asgari unsurları Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.

Satış Sonrası Hizmetler
Madde 15-
İmalatçı veya ithalatçılar, sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilân edilen kullanım ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak suretiyle bakım ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar.

İmalatçı veya ithalatçıların bulundurmaları gereken yedek parça stok miktarı Bakanlıkça belirlenir.

İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi halinde, kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini, o malın yeni ithalatçısı sunmak zorundadır.

Bakanlık, hangi mallar için servis istasyonları kurulmasının zorunlu olduğu ile servis istasyonlarının kuruluş ve işleyişine dair usul ve esasları Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.

Garanti belgesiyle satılmak zorunda olan bir sanayi malının garanti süresi sonrasında arızalanması durumunda, o malın Bakanlıkça belirlenen azami tamir süresi içerisinde onarımı zorunludur.

Ticari Reklam ve İlanlar
Madde 16-
Ticari reklam ve ilânların kanunlara, Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır.

Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilânlar ve örtülü reklam yapılamaz.

Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin karşılaştırmalı reklamları yapılabilir.

Reklam veren, ticari reklam veya ilânda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür.

Reklam verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdürler.

Reklam Kurulu
Madde 17-
Ticari reklam ve ilânlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemek, bu ilkeler çerçevesinde ticari reklam ve ilânları incelemek ve inceleme sonucuna göre, 16 ncı madde hükümlerine aykırı reklam ve ilânları üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya para cezası verme hususlarında görevli bir Reklam Kurulu oluşturulur. Reklam Kurulu kararları Bakanlıkça uygulanır.

Reklam Kurulu, ticari reklam ve ilânlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemede; ülke koşullarının yanı sıra, reklamcılık alanında evrensel kabul görmüş tanım ve kuralları da dikkate alır.

Başkanlığı, Bakanın görevlendireceği ilgili Genel Müdür tarafından yürütülen Reklam Kurulu;

a) Bakanlıkça ilgili Genel Müdür Yardımcıları arasından görevlendirilecek bir üye,
b) Adalet Bakanlığınca, bu Bakanlıkta idari görevlerde çalışan hakimler arasından görevlendirilecek bir üye,
c) Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunca görevlendirilecek reklam konusunda uzman bir üye,
d) Yükseköğretim Kurulunun reklamcılık alanında uzman üniversite öğretim elemanları arasından seçeceği bir üye,
e) Türk Tabibleri Birliği Merkez Konseyinin görevlendireceği doktor bir üye,
f) Türkiye Barolar Birliğinin görevlendireceği avukat bir üye,
g) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin değişik sektörlerden görevlendireceği dört üye,
h) Türkiye’deki tüm gazeteciler derneklerinin kendi aralarından seçeceği bir üye,
i) Reklamcılar derneklerinin veya varsa üst kuruluşlarının seçeceği bir üye,
j) Tüketici Konseyinin Konseye katılan tüketici örgütü temsilcileri arasından seçeceği veya üst örgütlerinin görevlendireceği bir üye,
k) Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görevlendireceği bir üye,
l) Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunun görevlendireceği bir üye,
m) Türk Standartları Enstitüsünden bir üye,
n) Diyanet İşleri Başkanlığından bir üye,
o) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden bir üye,
p) İşçi sendikaları konfederasyonlarından bir üye,
r) Memur sendikaları konfederasyonlarından bir üye,
s) Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin görevlendireceği bir üye,
t) Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin kendi aralarından seçeceği bir üye,
u) Türk Eczacılar Birliğinden bir üye,
v) Türk Diş Hekimleri Birliğinden bir üye,
olmak üzere yirmibeş üyeden oluşur.

Kurul üyelerinin görev süreleri üç yıldır. Süresi bitenler yeniden görevlendirilebilir veya seçilebilir. Üyelikler herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde boşalan yerlere üçüncü fıkra esasları dahilinde bir ay içerisinde görevlendirme veya seçim yapılır.

Kurul en az ayda bir defa veya ihtiyaç duyulduğu her zaman Başkanın çağrısı üzerine toplanır.

Kurul, Başkan dahil en az ondört üyenin hazır bulunması ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar verir.

Kurul, gerekli görülen hallerde sürekli ve geçici olarak görev yapmak üzere özel ihtisas komisyonları kurabilir. Kurulun bu komisyonlarda görev yapmasını uygun göreceği kamu personeli, ilgili kamu kuruluşlarınca görevlendirilir.

Kurul üyeleri ile özel ihtisas komisyonu üyelerinden kamu görevlisi olanlara verilecek huzur hakkı ile kamu görevlisi olmayan kurul üyelerine ödenecek huzur ücreti Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.

Kurulun sekretarya hizmetleri Bakanlık tarafından yerine getirilir.

Reklam Kurulu kararları, tüketicilerin bilgilendirilmesi, aydınlatılması ve ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla Reklam Kurulu Başkanlığınca açıklanır.

Reklam Kurulunun görevleri, kuruluş, çalışma usul ve esasları ile sekretarya hizmetlerinin ne suretle yerine getirileceği Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

Zararlı Tehlikeli Mal ve Hizmetler
Madde 18-
Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi beden ve ruh sağlığı ile çevreye zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına, bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar, açıkça görülecek ve okunacak şekilde konulur veya yazılır.

Bakanlık, hangi mal veya hizmetlerin açıklayıcı bilgi ve uyarıları taşıması gerektiğini ve bu bilgi ve uyarıların şeklini ve yerini ilgili bakanlık ve diğer kuruluşlarla birlikte tespit ve ilânla görevlidir.

Mal ve Hizmet Denetimi
Madde 19-
Tüketiciye sunulan mal ve hizmetler; ilgili bakanlıklar tarafından Resmi Gazetede yayımlanarak mecburi uygulamaya konulan standartlar dahil olmak üzere uyulması zorunlu olan teknik düzenlemeye uygun olmalıdır.

İlgili bakanlıklar, bu esaslara göre denetim yapmak veya yaptırmakla görevlidir. Mal ve hizmet denetimine ilişkin usul ve esaslar her bir ilgili bakanlıkça ayrı ayrı tespit ve ilân edilir.

Tüketicinin Eğitilmesi
Madde 20
- Tüketicinin eğitilmesi konusunda örgün ve yaygın eğitim kurumlarının ders programlarına, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli ilaveler yapılır.

Tüketicinin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, Tüketici Konseyinin önerisi ile Bakanlıkça tespit ve ilân olunur.

ÜÇÜNCÜ KISIM
Tüketici Kuruluşları

 

Tüketici Konseyi
Madde 21-
Tüketicinin sorunlarının, ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak, sorunların evrensel tüketici hakları doğrultusunda çözülmesi için alınacak tedbirlerle, bu Kanunun uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri, ilgili mercilerce öncelikle ele alınmak üzere iletmek amacıyla, Bakanlığın koordinatörlüğünde bir "Tüketici Konseyi" kurulur.

Tüketici Konseyi, Bakanın veya görevlendireceği bir Bakanlık görevlisinin başkanlığında, Adalet, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Sağlık, Ulaştırma, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Turizm ve Çevre bakanlıkları ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı, Rekabet Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Telekomünikasyon Kurumu, Türk Akreditasyon Kurumu, Milli Prodüktivite Merkezi, Diyanet İşleri Başkanlığı, büyük şehir belediyeleri, il belediyelerini temsilen Türk Belediyeler Birliği, işçi sendikaları konfederasyonları, memur sendikaları konfederasyonları,Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, Türkiye Otelciler Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tüketim Kooperatifleri Merkez Birliği, Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfı ve tüketici örgütleri temsilcilerinden oluşur.

Tüketici Konseyini oluşturan kurum ve kuruluşların temsilcilerinin sayı ve nitelikleri ile Tüketici Konseyine katılabilmek için tüketici örgütlerinin sahip olmaları gereken asgari üye sayısı ve bu örgütlerin Tüketici Konseyine gönderecekleri temsilci sayısı Bakanlıkça belirlenir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarından gelen temsilcilerin sayısı, hiçbir şekilde Tüketici Konseyinin toplam üye sayısının yüzde ellisinden fazla olamaz. Tüketici Konseyi yılda en az bir kez toplanır.

Tüketici Konseyinin çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Tüketici Sorunları Hakem Heyeti
Madde 22-
Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulamasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevlidir.

Başkanlığı Sanayi ve Ticaret İl Müdürü veya görevlendireceği bir memur tarafından yürütülen tüketici sorunları hakem heyeti; belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye, baronun mensupları arasından görevlendireceği bir üye, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği bir üye ve tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye olmak üzere başkan dahil beş üyeden oluşur. Ticaret ve sanayi odası ya da ayrı ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği üye, uyuşmazlığın satıcı tarafını oluşturan kişinin tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmamasına göre ilgili odaca görevlendirilir.

Bakanlık taşra teşkilatının bulunmadığı il ve ilçelerde tüketici sorunları hakem heyetinin başkanlığı en büyük mülki amir ya da görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür. Tüketici örgütü olmayan yerlerde tüketiciler, tüketim kooperatifleri tarafından temsil edilir. Tüketici sorunları hakem heyetinin oluşumunun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, belediye meclislerince re'sen doldurulur.

Tüketici sorunları hakem heyetlerinde heyetin çalışmalarına ve kararlarına esas olacak dosyaları hazırlamak ve uyuşmazlığa ilişkin raporu sunmak üzere en az bir raportör görevlendirilir.

Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

Değeri beşyüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Kararların bağlayıcı veya delil olacağına ilişkin parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artar. Bu durum, Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazetede ilân edilir.

25 inci maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamındadır.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Başkan ve üyeleri ile raportörlere verilen huzur hakkı veya huzur ücretinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller, bir ayda ödenecek tutar 2000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.

Tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.

DÖRDÜNCÜ KISIM
Yargılama ve Cezaya İlişkin Hükümler

 

Tüketici Mahkemeleri
Madde 23-
Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre bütçede öngörülen ödenekten(*) Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir(*) kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.

Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir.

Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.

Gerekli hallerde tüketici mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir. Tüketici Mahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir (*) kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinde Basın İlan Kurumunca ve ayrıca varsa davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilân edilir.

Kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik Tüketici Mahkemesi kararları ise masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle derhal ilân edilir.

Üretimin Satışın Durdurulması ve Malın Toplatılması
Madde 24-
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri, ayıplı seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için dava açabilir.

Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, malın satışı geçici olarak durdurulur. Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbının ortadan kaldırılması için üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal, üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır. Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.

Satışa sunulan bir seri malın, tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokan ayıp taşıması durumunda, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.

Ayıplı malları satın alan tüketicilerin uğradıkları maddî ve manevî zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır.

4 üncü maddenin altıncı fıkrası hükümlerine tâbi bir seri ayıplı malın satışa arz edilmesi durumunda bu madde hükümleri uygulanmaz.

Olduklarından Farklı Görünen Mallar
Madde 24/A-
Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu sebeple de tüketiciler tarafından gıda ürünleriyle karıştırılarak tüketicilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan malların üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasaktır.

Mal piyasaya sürülmüşse, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır.

Olduğundan farklı görünen malı satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır.

Ceza Hükümleri
Madde 25- 6 ncı
maddenin yedinci fıkrası uyarınca, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırılığı tespit edilen her bir sözleşme için 50.000.000 lira para cezası uygulanır.

4 üncü maddenin yedinci fıkrasında, 5 inci maddede, 6 ncı maddenin altıncı fıkrasında, 6/A maddesinde, 6/B, 6/C maddeleri uyarınca Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslarda, 7 nci maddenin beşinci fıkrasında, 9 uncu maddede, 9/A maddesinde, 10 uncu maddede, 10/A maddesinde, 11/A maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 12, 13, 14, 15 ve 27 nci maddelerde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında 100.000.000 lira para cezası uygulanır.
7 nci maddenin dördüncü ve altıncı fıkraları ile 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında 250.000.000 lira para cezası uygulanır.

20 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca Bakanlıkça tespit ve ilân olunan usul ve esaslara aykırılığa 500.000.000 lira para cezası uygulanır. Aykırılık ülke düzeyinde yayın yapan radyo ve televizyonlarca gerçekleştirilmişse cezanın on katı uygulanır.

18 inci maddeye aykırı hareket eden üretici-imalatçı ve ithalatçı hakkında 1.000.000.000 lira para cezası, satıcı-sağlayıcı hakkında ise bu cezanın beşte biri uygulanır.

19 uncu maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında 2.000.000.000 lira para cezası uygulanır.

11 inci maddeye aykırı hareket edenler hakkında 5.000.000.000 lira para cezası uygulanır. Aykırılık ülke düzeyinde yayım yapan süreli yayın ile gerçekleşmişse cezanın yirmi katı uygulanır. Bakanlık, ayrıca süreli yayın kuruluşundan kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilânın durdurulmasını ister. Bu isteğe rağmen aykırılığın devamı halinde, reklam ve ilânın durdurma zorunluluğunun doğduğu tarihten itibaren her sayı- gün için 100.000.000.000 lira para cezası uygulanır. Bakanlık, kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilânın durdurulması talebi ile Tüketici Mahkemesine başvurur.

16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya durdurma ve/veya düzeltme ve/veya 3.500.000.000 lira para cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir. 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, para cezası on katı olarak uygulanır.

7 nci maddenin yedinci ve sekizinci fıkralarına aykırı hareket edenlere, kampanya konusu mal veya hizmetin fatura bedeli oranında para cezası uygulanır. Kampanyayı düzenleyen, tüketici kampanyadan ayrıldığında, para iadesinde bulunursa bu ceza uygulanmaz.

7 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, 7 nci madde hükümlerine uygun kampanya düzenlemeleri için bir hafta süre tanınır. Bu sürenin bitiminde aykırılığın devam ettiğinin tespiti halinde, bu hükme aykırı hareket edenlerle 24 ve 24/A maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 50.000.000.000 lira para cezası uygulanır.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen para cezaları, fiilin bir yıl içerisinde tekrarı halinde iki misli olarak uygulanır. Para cezaları her yıl başında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci madde hükümleri uyarınca artırılır.

Bu Kanunda yazılı fiiller hakkında diğer kanunlarda da para cezası öngörülmüşse ağır olan ceza uygulanır.

Cezalarda Yetki, İtiraz ve Zamanaşımı
Madde 26- 25 inci maddenin bir, dört, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki cezalar Bakanlık tarafından, diğer fıkralarındaki cezalar o yerin mülki amiri tarafından uygulanır.

Bu Kanunda düzenlenen her türlü para cezası, idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararlar kesindir.

25 inci maddeye göre verilen para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

Bu Kanunda düzenlenen idari para cezalarının verilmesine ilişkin ceza zamanaşımı süresi bir yıldır. Zamanaşımı süresi, bu Kanun hükümlerine aykırı fiilin işlendiği tarihte başlar.

Sürekli veya tekrarlanan ihlaller söz konusu ise süre, ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması tahsil zamanaşımını keser.

Cezalar, cezayı vermeye yetkili merci tarafından yedi gün içerisinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.

BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler

 

Denetim
Madde 27-
Bu Kanunun uygulamasında, Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça ve belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika, mağaza, dükkan, ticarethane, depo, ambar gibi her türlü mal konulan ve/veya satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme, inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.

Bu Kanunun kapsamına giren hususlarda yetkili ve görevli kişi ve kuruluşlara her türlü bilgi ve belgelerin doğru olarak gösterilmesi ve asıl ve onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur.

Laboratuvar
Madde 28-
Bakanlık ilaç, müstahzar, kozmetik ve gıda maddeleri analizleri hariç olmak üzere, bu Kanunun uygulanması için resmi ve özel kuruluşların kurulu bulunan laboratuvarlarından yararlanabilir.

Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında alınan numunelerin test ve muayeneleri resmi veya özel kuruluş laboratuvarlarında yaptırılabilir. Test ve muayene ücretleri 29 uncu maddedeki ödenekten (*) karşılanır. Test ve muayene sonuçlarının ilgili standarda veya teknik düzenlemeye aykırı çıkması halinde buna ilişkin tüm giderler üretici veya ithalatçı tarafından ödenir. Bu giderler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Tahsil olunan test ve muayene ücretleri 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir (*) kaydedilir.

Ödenek
Madde 29-(*)
Reklam Kurulu, Tüketici Konseyi ve tüketici sorunları hakem heyetlerinin faaliyetlerine ilişkin masraflar, Bakanlığın tüketicinin korunması amacına yönelik masrafları ve sair harcamalar ile en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %200’ünü geçmemek şartıyla usul ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca tespit edilecek miktarlarda personele yapılacak ek ödemeler Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

Personele (sözleşmeli personel dahil) yapılacak ek ödemelerde 657 sayılı Kanunun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.

Diğer Hükümler
Madde 30-
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.

Yönetmelikler ve Düzenlemeler
Madde 31-
Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ilgili kamu kuruluşları, mesleki üst kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılır. Bakanlık, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak mevzuat çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya ve düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.

Kaldırılan Hükümler
Madde 32-3489 sayılı Pazarlıksız Satış Mecburiyetine Dair Kanun, 632 sayılı İthal veya Yurt İçinde İmal Edilen Taşıt Araçları, Motor, Makina Alet ve Cihazların Tanıtmalık ile Birlikte Satışı Hakkında Kanun, 3003 sayılı Endüstriyel Mamulatın Maliyet ve Satış Fiyatlarının Kontrolü ve Tespiti Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1- Tüketici mahkemeleri Kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler

Geçici Madde 2- Bu Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir.

Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yer alan hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle durur ve son taksidin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, Kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır.

Yürürlük
Madde 33-
Bu Kanunun; 29 uncu maddesi ile geçici 2 inci maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeleri ise yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girer.

Yürütme
Madde 34-
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

(*) 23.07.2004 tarihli ve 25531 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5217 sayılı Kanunun 7 nci maddesi hükümlerine göre değiştirilmiştir.

 

 
© 2010 Tüketici Raporu